Kliniğimizde yenidoğan döneminden ergenlik dönemine kadar (0-18 yaş) gözlenen boyun bölgesi, gögüs duvarı, akciğerler, yemek borusu, mide ve bağırsak sistemi, karaciğer ve safra yolları, dalak, pankreas idrar yolları, üreme organları ile ilgili doğumsal veya hayatın ilerleyen dönemlerinde sonradan ortaya çıkan (kazanılmış) hastalıkların cerrahi tedavileri uygulamaktadır.
 
 

Kliniğimiz 24 yataklı Çocuk Cerrahisi servisi ve 7 yataklı Yenidoğan Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinden (4 kapalı küvöz, 3 açık yatak) oluşmaktadır. 7 yataklı büyük çocuk yoğun bakım ünitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümü ile ortak kullanılmaktadır. Yoğun bakımlarımızda hastaların takip ve tedavilerinde günümüz teknolojilerinin son ürünü olan cihazlar ve aletler kullanılmaktadır. Hasta çocukların “Çocuk Gelişimi Uzmanı” refakatinde oyun oynayabileceği oyun odası mevcuttur.

 
Ameliyathanemizde haftanın 4 günü ameliyatlara devam edilmektedir. Ameliyatlar yeni doğan dönemi dahil olmak üzere çocuk hastaları anestezisi konusunda uzmanlaşmış anestezi ekibi eşliğinde yapılmaktadır. Acil durumlarda 7 gün ve 24 saat acil müdahaleler ve ameliyatlar yapılmaktadır

Kliniğimiz güncel tıbbi ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda cerrahi tedaviler uygulanmaktadır. Kliniğimizde kasık fıtığı, göbek fıtığı, inmemiş testis, hidrosel, kordon kisti, gibi hastalıkların ameliyatları ile tanı amacı ile yemek borusu, mide, bağırsak sistemine ve idrar yollarına yönelik yapılan endoskopik girişimler günübirlik uygulama şeklinde yapılmakta, hastalar hastanede yatmadan aynı gün taburcu edilmektedir.

 
Poliklinik çalışmalarımız haftanın 5 günü tam gün, cumartesi günleri yarım gün şeklinde yapılmaktadır. Hastanemizde kurulan ürodinami ve üroflowmetri cihazları, idrar yolları hastalıkları nedeni ile tetkik ve tedavi edilen ve bu tetkiklerin yapılması gereken hastalarda kullanılmaktadır.

Her hafta cumartesi günleri Çocuk Nefrolojisi bölümü ile ortaklaşa Çocuk Ürolojisi-Nefrolojisi konseyleri yapılmakta ve konsey kararları doğrultusunda doğuştan veya edinilmiş böbrek, idrar yolları, mesane (idrar kesesi), idrar yollarında taş hastalıkları olan çocukların tetkik ve tedavileri planlanmaktadır. Konseyde alınan kararlar doğrultusunda ameliyat kararı verilen hastaların ameliyatları kapalı (endoskopik) ve açık yöntemlerle kliniğimizde yapılmaktadır. Yine doğuştan olan veya sonradan kazanılmış üretra (idrar yolu) hastalıkları; “hipospadias, epispadias, mesane ekstrofisi, kolakal ekstrofi, üretral darlık” gibi çeşitli doğumsal anomalilerin cerrahi tedavileri uygulanmaktadır.

 

Hastanemiz bünyesinde her ayın 1. ve 3. haftalarının Cuma günlerinde, Çocuk Cerrahisi, Çocuk Onkolojisi, Patoloji, Radyoloji ve ilgili diğer anabilim dallarının katılımları ile “Çocuk Onkolojisi Konseyleri” yapılmaktadır. Bu konseyde görüşülen ve ameliyat kararı alınan göğüs, karın, idrar yolu ve üreme sistemi tümörlerine yönelik cerrahi girişimler “Çocuk Cerrahisi Kliniği”nde yapılmaktadır. Tedavisinde ameliyatın söz konusu olmadığı kanser hastalarının kemoterapilerinin rahat yapılabilmesi amacı ile santral kateter – PORT kateter takılması işlemleri de Çocuk Cerrahisi Kliniğinde yapılmaktadır.

 

 

Hayatı tehdit eden ve tedavisi zor olan, ameliyat sonrası yoğun bakım yatışı gerektirebilecek; nefes borusuna yabancı cisim kaçması, akciğer zarı iltihabı, doğumsal akciğer hastalıkları (bronkojenik kist, konjenital lober amfizem, kistik adenomatoid malformasyon, tümoral kitleler gibi) hastalıkların ameliyatları hastanın durumuna ve hastalığa göre kapalı veya açık yöntemlerle yapılmaktadır.

Özefagus atrezisi (yemek borusunun gelişmemiş olması), trakeoözefageal fistül (yemek borusu ile soluk borusu arasında bağlantı olması), doğumsal veya doğum sonrası ileri yaşlarda gelişen yemek borusu darlıklarının (kostik madde içimine bağlı gelişen darlıklar, reflüye bağlı gelişen darlıklar, akalazya gibi) ameliyatları kapalı ve açık yötemlerle yapılmaktadır. “Gastroözefageal Reflü” (mide kapakçığı yetersizliği), mide çıkışı tıkanıklıkları (pilor stenoz ve darlıkları), ince bağırsak ve kalın bağırsağın doğumsal anomalileri (atrezi, malrotasyon, Meckel divertikülü, internal herniasyon gibi) veya sonradan gelişen hastalıkları (invajiasyon, apandisit, volvulus gibi) gerektiğinde acil şartlarda kapalı veya açık yöntemlerle yapılmaktadır. Yine ülkemizde sadece belli az sayıda merkezde yapılabilen karaciğer kist ve tümörlerinin ameliyatları son teknolojik cihazlar kullanılarak kolaylıkla yapılabilmektedir. Safra yollarının doğuştan anomalileri (bilier atrezi, koledok kisti gibi), taş hastalıkların yönelik tanısal girişimler ve ameliyatlar açık veya kapalı yöntemlerden uygun olan yolla yapılamaktadır.

HASTALIKLAR HAKKINDA BİLGİLER:

1. Yenidoğanın Cerrahi Hastalıkları
2. Sindirim Sistemi Cerrahi Hastalıkları
3. Solunum Sistemi Cerrahi Hastalıkları
4. Çocuklarda Travma
5. Çocukluk Çağında Kanser Hastalıkları ve Cerrahi Tedavileri
6. Hormonal Hastalıkların Cerrahi Tedavisi
7. Çocuklarda Baş Boyun Cerrahisi
8. Boşaltım Sistemi Ve Üreme Organlarına Ait Cerrahi Hastalıklar
9. En sık rastlanılan hastalık isimleri

1. Yenidoğanın Cerrahi Hastalıkları

  • Yemek borusunun doğumsal yokluğu, gelişimsel hataları ve soluk borusu ile ilişkisi
  • Doğumsal mide, duodenum (oniki parmak bağırsağı), ince barsak ve kalın bağırsağın yokluğu veya tıkanıklığı
  • Diyaframın olmamasına bağlı barsakların göğüs kafesine fıtıklaşması ve akciğerlerin yetersiz gelişimi (Konjenital Diafragma Hernisi)
  • Doğumsal makat darlığı veya yokluğu (Anorektal malformasyonlar)
  • Prematürelik ve buna bağlı gelişen hastalıkların cerrahi tedavisi
  • Karın duvarının olmamasına bağlı barsakların karın dışında yer alması (Omfalosel ve Gastroşizis)

2. Sindirim Sistemi Cerrahi Hastalıkları

  • Yemek borusunun (özefagus) darlıkları, yanıcı ve yakıcı madde içimine bağlı oluşan hastalılar (Korozif Özefajit)
  • Mide darlık, tıkanıklık ve ülser hastalığı
  • Gastroözofagial reflü hastalığı (GER) ve komplikasyonları
  • İnce barsakların tıkanıklığı, polip hastalığı, inflamatuar barsak hastalıkları
  • Apendisit
  • Doğumsal barsak sinirlerinin gelişim bozukluğuna bağlı megakolon (genişlemiş kalın barsak) (Hirschprung Hastalığı)
  • Kabızlık, makatta çatlak ve fistül oluşumu
  • Ergenlerde hemoraid ve cerrahisi
  • Kasık fıtığı, göbek fıtığı
  • Karaciğer kist, abse ve tümörleri
  • Safra yollarının doğumsal yokluğu, kistik genişlemesi ve taş hastalığı
  • Pankreas kistleri ve tümörleri
  • Dalak hastalıkları ve kan kastalıklarında dalak çıkarılması

3. Solunum Sistemi Cerrahi Hastalıkları

  • Doğumsal akciğer hastalıkları, kistleri
  • Akciğer enfeksiyonlarına bağlı gelişen abse ve ampiyemin tedavisi
  • Soluk borusunun doğumsal hastalıkları
  • Soluk borusuna yabancı cisim kaçması ve bronkoskopik girişimler
  • Pnömotoraks, hemotoraks
  • Göğüs kafesinin deformiteleri (kunduracı göğüs, güvercin göğüs)

4. Çocuklarda Travma

  • Trafik kazaları
  • Düşme, darp ve buna benzer genel vücüt travmaları
  • Hırpalanmış çocuk sendromu
  • Kesici, delici, karın, göğüs travmaları

5. Çocukluk Çağında Kanser Hastalıkları ve Cerrahi Tedavileri

  • Böbrek tümörleri
  • Sinir elemanları kaynaklı tümörler
  • Yumuşak doku tümörleri
  • Lenf bezi tümörleri
  • Karaciğer tümörleri
  • Akciğere yayılan tümörlerin cerrahi tedavisi
  • Over, testis (yumurtalık) tümörleri
  • Diğer organlara ait tümörler

6. Hormonal Hastalıkların Cerrahi Tedavisi

  • Tiroid bezi (guatr) hastalıkları
  • Pankreas hastalıkları
  • Böbrek üstü bezi hastalıkları

7. Çocuklarda Baş Boyun Cerrahisi

  • Boyun kitleleri
  • Doğumsal boyun kistleri ve sinüsleri

8. Boşaltım Sistemi Ve Üreme Organlarına Ait Cerrahi Hastalıklar

  • Böbrek kistleri, tümöreleri ve taş hastalığı
  • Böbrek üreter bileşke darlıkları (UPJ darlığı)
  • Üreter mesane bileşke darlıkları (UVJ darlığı)
  • Üreter genişlemesi, taşları
  • Vezikoüreteral reflü (VUR) (İdrarın mesaneden üretere geri kaçışı)
  • Mesane enfeksiyonları, taş hastalığı
  • Karın ön duvarının oluşmamasına bağlı mesanının karın dışına açılması (Ekstrofia Vesika)
  • Erkek çocuklarda üretranın alta açılması (hipospadias) (peygamber sünneti)
  • İnmemiş testis, hidrosel, spermatik kordon kisti
  • Epididimoorşit (testis iltihabı), balanit -postit (sünnet derisi iltihabı) ve prostatit gibi enfeksiyonlar
  • Sünnet
  • Kız çocuklarda over (yumurtalık) kistleri, torsiyonu
  • Hymenin (kızlık zarı) kapalı olması, labial yapışıklıklar

9. En sık rastlanılan hastalık isimleri

· Kasık fıtığı, hidrosel (su fıtığı), kordon kisti
· Göbek fıtığı
· İnmemiş testis
· Akut skrotum (testis ve torbaların acil cerrahileri)
· Göbek polip ve granülomu
· Anüsten kan gelmesi durumları(invajinasyon, anal fissür, polip)
· Kaka kaçırma sorunları
· İdrar kaçırma sorunları(gece gündüz)
· Çocuklarda appendisit
· Peygamber sünnetli çocuklar (hipospadias)
· Bebeklerde mide çıkışı tıkanıkları(pilor stenozu)
· Micro (küçük) penis
· Sünnet
· Yabancı cisim yutma ve aspirasyonları

Sıkça Uygulanan Tanı Yöntemleri

Pediatrik özofagoskopi-özofagogastroskopi
Pediatrik özofagus dilatasyonu
Pediatrik bronkoskopi
Pediatrik rektosigmoidoskopi
Pediatrik sistoskopi
Pediatrik laparoskopi
Pediatrik torakoskopi
Pediatrik anorektal manometri
Pediatrik özefagus manometresi
Pediatrik ürodinami

Pediatrik özofagoskopi-özofagogastroskopi
Özofagogastroskopi yemek borusu ve midenin özofagogastroskop adı verilen aletle incelenmesi işlemi olup, çocuklarda genel anestezi altında yapılır. Özofagogastroskopi, yemek borusu, mide, istenirse on iki parmak barsağı ve ince barsakların başlangıç kesimini incelemek, örnek almak, yabancı cisim çıkarmak, yemek borusu ve mide içindeki genişlemiş damarlara ilaç uygulamak amacıyla yapılır. 

Pediatrik özofagus dilatasyonu
Özofagus dilatasyonu yemek borusunda oluşan darlıkların balonlar veya çeşitli bujiler kullanılarak genişletilmesi işlemidir. Çocuklarda genel anestezi altında ameliyathanede yapılır. Kliniğimizde öncelikli olarak balon ile genişletme işlemi tercih edilmektedir.

Pediatrik bronkoskopi
Bronkospkopi gırtlaktan itibaren tüm solunum yollarının bronkoskop adı verilen kamera içeren aletle, videoendoskopi şeklinde incelenmesi işlemidir. Çocuklarda genel anestezi ile yapılır. Solunum yollarını incelenmek, örnek almak, yabancı cisim çıkarmak ve solunum yolları ile yemek borusu arasındaki bağlantıları araştırmak amacıyla kullanılır. İşlem hastaneye yatırılarak yapılır.

Pediatrik rektosigmoidoskopi
Rektosigmoidoskopi kalın barsağın son 15-20cm’ lik kısmının rektosigmoidoskop adı verilen endoskopi aleti ile videoendoskopik yöntemle incelenmesidir. Çocuklarda genel anestezi altında ameliyathanede yapılır. İşlem kalın bağırsağın son kısmını incelemek, biyopsi yapmak, kanama nedenini araştırmak, örnek almak ve polip çıkarmak amacıyla yapılır.

Pediatrik sistoskopi
Sistoskopi alt idrar yollarının (üretra ve mesanenin) sistoskop adı verilen videoendoskopi cihazı yardımıyla, doğrudan görüş altında incelenmesi işlemidir. Genel anestezi altında ameliyathanede gerçekleştirilir. Sistoskopi alt idrar yollarının değerlendirilmesi, biyopsi yapılması, taş çıkartılması, üst idrar yollarının görüntülenmesi için film çekilmesi, idrar yolu darlıklarının tedavisi, idrar kesesinden böbreklere idrar kaçışının tedavisi için ilaç uygulaması, idrar yolları ile kalın bağırsak arasındaki bağlantıların araştırılması veya kız çocuklarında idrar ve vajen arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve idrar yollarında doğuştan var olan veya sonradan genişleyen kese ve yolların araştırılması amacıyla yapılır.

Pediatrik laparoskopi
Laparoskopi karın boşluğuna laparoskop adı verilen alet ile girilerek karın içi organların doğrudan görüş altında incelenmesi işlemidir. Genel anestezi ile yapılır. Çocuklarda laparoskopi tanı veya tedavi amacıyla kullanılabilir. Çocuklarda karın içi organ ve lenf nodu biyopsileri, safra kesesi ameliyatları, mide, bağırsak, karaciğer, dalak ve inmemiş testis ameliyatlarının bazıları laparoskopik olarak yapılmaktadır.

Pediatrik torakoskopi
Torakoskopi göğüs boşluğuna torakoskop adı verilen alet ile girilerek göğüs boşluğu içindeki organların doğrudan görüş altında incelenmesi işlemidir. Genel anestezi altında ve ameliyathanede yapılır. Akciğer zarı iltihaplarında temizleme ve akciğeri rahatlatma, akciğerler üzerinde bulunan tümör odaklarını çıkarma veya buralardan örnek alma, göğüs kafesi içinde büyüyen lenf bezlerinden örnek alma ve akciğerden örnek alma gibi amaçlar yanında bazı akciğer ve yemek borusu ameliyatları da bu yolla yapılabilmektedir.

Pediatrik anorektal manometri
Anorektal manometri kalın barsağın son bölümünün değişik noktalarından elde edilen basınç değerlerinin incelenerek bu bölgenin işlevsel durumu hakkında bilgi elde etmeye yarayan bir inceleme yöntemidir. Çocuklarda gerekirse hafif sedasyon uygulanarak yapılır. Balonlu özel basınç ölçme kateteri anüsten yerleştirilerek elde edilen basınç değerleri bilgisayara aktarılır ve sonuçlar değerlendirilir. Bu çalışma kabızlık ve gaita kaçırma ile kendini belli eden birçok doğumsal ve edinsel kalın barsak hastalığının tanı ve izleminde kullanılır.

 Pediatrik özefagus manometresi
Özefagus manometresi özefagus içindeki çeşitli seviyelerdeki basınç değerlerinin incelenerek bu bölgenin işlevsel durumu hakkında bilgi elde etmeye yarayan bir inceleme yöntemidir. Balonlu özel basınç ölçme kateteri burundan ilerletilerek yerleştirilmesi ile elde edilen basınç değerleri bilgisayara aktarılır ve sonuçlar değerlendirilir. Bu çalışma ile elde edilen bilgiler ile akalazya hastalığı ve özefagusun çeşitli fonksiyonel hastalıkların tanı ve tedavisi planlanmaktadır.

Pediatrik ürodinami
Ürodinami alt idrar yollarının çalışmasını araştırmaya yarayan bir inceleme yöntemidir. Çocuklarda gerekirse sedasyon uygulaması sonrası yapılır. İdrar yoluna ve anüse basınç ölçüm kateterleri yerleştirilir, cilde yüzey elektrotları yapıştırılır. Kateterden idrar kesesi içine sabit hızla sıvı verilmesi sırasında ve işeme sırasında oluşan basınç değişiklikleri ve kas aktivitesi bilgisayara kaydedilir. Hasta ayağa kaldırılıp özel bir kaba işetilerek idrar akışı ve kas aktivitesi ile ilgili ölçümler de yapılabilir. Bu çalışma doğuştan veya sonradan oluşmuş omurilik hastalıklarında, yineleyen idrar yolu enfeksiyonlarında, idrar kesesinden böbreklere idrar kaçağı ve idrar kaçırma veya idrar yapamama yakınması olanlarda, doğuştan idrar kesesi açık olup ameliyatla kapatılmış çocuklarda, alt idrar yollarında uyum bozukluğundan şüphelenilen çocuklarda ve doğuştan veya sonradan oluşan idrar yolu tıkanıklıklarında tanı ve izlem amacıyla kullanılır.  

 

  Tedavi yöntemleri

·  1-Kasık fıtıkları, hidrosel ve kordon Kisti

·  2-Göbek fıtığı (Umbilikal herni)

·  3-İnmemiş testis

·  4-Çocuklarda Akut Skrotum

·  5-Sünnet

·  6-Anal fissür (makatta yırtık)

·  7-İnvaginasyon

·  8-Gastroösefageal Reflü (GÖR)

·  9-Kabızlık

·  10-Gece alt ıslatma

·  11-Çocuklarda apandisit

·  12-Hypospadias (Peygamber sünneti) nedir?

·  13-Pilor stenozu

 

1-Kasık fıtıkları, hidrosel ve kordon Kisti

Çocuklarda kasık fıtıklarının görülme sıklığı %2 ile %5 arasındaki oranlarda değişiklikler göstermektedir. Tedavisi yalnızca ameliyat ile mümkündür. Prematüre (zamanından önce doğmuş) bebeklerde, düşük doğum ağırlıklı bebeklerde ve eşlik eden başka hastalıkların varlığında sıklığı artmaktadır. Erkek çocuklarda kızlara oranla 8 ile 10 kat daha sık görülmektedir.

Fıtık kesesi karın içerisinden yumurtalıklara doğru uzanan bir artığın kalmasıyla oluşur. Eğer bu artığın karın içi ile ilişkisi dar ise karın içi sıvısı akışı gerçekleşir ve içi sıvı dolu bir şişlik oluşturur. Bu durum hidrosel veya kordon kisti olarak bilinen hastalıklara yol açar. Hidrosel eğer kasık fıtığı eşlik etmiyorsa 2 yaşına kadar takip edilmelidir. Ancak bu çocuklarda kasık fıtığının tabloya ilave olma ihtimali açısından bir Çocuk Cerrahı tarafından takip edilmelidir. 2 yaşından sonra hidroselin devam etmesi halinde cerrahi müdahale gereklidir.

Erkeklerde daha çok bağırsaklar, kızlarda ise yumurtalık veya tüpler fıtık kesesi içinde yer alır. Kasık bağları esas sorunu çözmediği için tedavide hiçbir yarar sağlamadığı gibi boğulma riskini arttırdığından ve dokuları ezip ameliyatı zorlaştırdığından kesinlikle kullanılmamalıdır. Tedavi edilmediği takdirde fıtığın sıkışma, bu durumda içindeki dokuların (bağırsk, over veya tüp) kanlanmalarının bozulmasına ve ciddi komplikasyonların gelişmesine neden olabilir. Bu durumda daha komplike ameliyatlara ihtiyaç duyulur. Çocuk Cerrahisi uzmanları tarafından gerçekleştirildiğinde kısa süren ve komplikasyonu oldukça az olan bu ameliyatlar günübirlik uygulama şeklinde gerçekleştirilir. Yenidoğan veya premature doğan bebekler dışında hastaların hemen tamamı ameliyattan sonra beslenip taburcu edilmektedirler. Bu ameliyat yenidoğanlar da bile en kısa sürede yapılmalıdır.

Çocuklarda kasık fıtığı tanısı konulur konulmaz ameliyat edilmelidir.

2-Göbek fıtığı (Umbilikal herni)

Göbek fıtığı, göbek kordonunun çıkış yerinde karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklanan içine genellikle ince bağırsakların dolduğu fıtık çeşitidir. Bu halka çocuğun hareketlenip karın kaslarının gelişmesi ile çoğu kez ilk 1?1,5 yaş içinde kendiliğinden kapanır. Bebek ağladığı veya ıkındığı gibi hallerde dışarı doğru çıkan bu fıtığın dışarıda kalıp sorunlara neden olması pek nadir görülür. Büyük bir kısmı takiple ve kendi halinde hiçbir müdahaleye gerek kalmadan kapanan bu durumda ameliyat 4 yaşından büyük ve 1,5 cm den daha geniş göbek fıtıklarında uygulanır

3-İnmemiş testis

Testisin, hormonal, mekanik veya kendisine ait anomaliler nedeniyle kasık kanalından geçip skrotum (hayaların yerleştiği torba) içindeki yerini alamamasıdır. Sıcak ortamda testisler skrotuma (torbaya) inmiyor ise hekiminize başvurmanız uygun olacaktır.

Testisler gelişim süreci içinde karın içinde gelişir. Daha sonra vücut ısısından 1,5?2 derece daha düşük sıcaklıktaki skrotuma doğru hareket ederler. Burası, testislerin en iyi çalışmasını sağlayabilecek anatomik bölgedir.

İnmemiş testis, prematüre (zamanından erken doğmuş) bebeklerde %25?30, term (zamanında doğan) bebeklerde ise %2?3,5 sıklıkla görülür. Testislerin skrotuma inişi, anne karnındaki son 3 ayda olur, bu bazen doğum sonrası da sürer ve bir yaşında inmemiş testis sıklığı prematürelerde %5,4? e, term bebeklerde %1?e kadar düşer. Gerçek inmemiş testisin, 1 yaşından sonra skrotuma inmesi beklenmez. İnmemiş testisli çocukların bir kısmında ailevi inmemiş testis hikâyesi de vardır. Daha çok sağ taraftadır (%60) ve %20 iki taraflı olabilir. Testisin fonksiyonlarının en iyi düzeyde gerçekleştirebilmesi için testislerin skrotuma indirilmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için ancak çocuk cerrahları tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda cerrahi tedaviler uygulanır.

 

4-Çocuklarda Akut Skrotum

Skrotumda kızarıklık, şişlik ve ağrı şikayeti ile belirir. Bu belirtilere neden olan hastalıklar akut skrotum patolojileri olarak adlandırılır. Bu grup içinde testis torsiyonu, testis ve epididim eklerinin torsiyonları, epididimitis / orşiepididimitis, boğulmuş kasık fıtığı, travmatik hidro / hematosel, idiopatik skrotal ödem ve skrotumun yağ nekrozu sayılabilir.

Testis Torsiyonu

Testis torsiyonu en sık görülen akut skrotum sebebi değildir. Ancak sonuçları nedeniyle en önemli olanıdır. Acil cerrahi müdahalenin gerektiren testis torsiyonunda spermatik kord torsiyone olmakta, spermatik damarlar obstrükte olmakta ve eğer bu torsiyon uygun bir zaman diliminde detorsiyone edilmezse testis nekroza uğramaktadır. Torsiyon riski, testisin hacim ve ağırlık olarak belirgin gelişme gösterdiği ergenlik döneminde en fazladır. Ameliyat edilmemiş inmemiş testislerde de risk yüksektir.

 

5-Sünnet

Penis ucunu/başını ortaya çıkaracak şekilde, sünnet derisinin kısmen alınmasıdır. Sünnet derisi, penisin baş kısmını saran özel yapıda bir deri dokusudur. Sünnet derisi ucundaki açıklığın dar olması, idrar yapmayı ve bu bölgenin temizliğini güçleştirebilir. Bu bölgede tekrarlayan infeksiyonlar üst idrar yollarında da sorun yaratabilir. Sünnet derisinin alınması ile bu sorunlar ortadan kalkar. Cinsel kimlik gelişiminin tamamlanmasından önce (ilk 2 yaş içinde) genel anestezi altında yapılması uygundur. Sonraki yaş gruplarında da, çocuğun psikolojik olarak hazırlanması ve operasyonun genel anestezi altında yapılması gerekir.

6-Anal fissür (makatta yırtık)

Makat deliği etrafında çatlak veya yarığa anal fissür denir.  

Belirtileri nelerdir?

  • Dışkıda veya bezde parlak kırmızı kan olması
  • Tuvalet kağıdına bulaşma şeklinde taze kanama,
  • Dışkılama sırasında acıma, ağlama,
  • Dışkılama dışı zamanlarda kaşıntıya neden olabilir;
  • Anüste yüzeyel yarık veya çatlak görülebilir,

Tedavisi

Sıcak suya oturma banyosu, kabızlık diyeti ile beslenme, makata sürülecek lokal etkili anestezik pomadlar kullanılır.

7-İnvaginasyon

Barsak düğümlenmesi olarak bilinir. Sıklıkla ince barsağın kalın barsak içerisine teleskop gibi girerek sıkışmasıdır. En sık 6 -18 ay arasındaki, kilolu süt çocuklarında görülür. Sıklıkla barsak hareketlerinin artması (ishal) ve solunum yolu enfeksiyonu sırasında oluşur. Belirtileri barsak tıkanmasına bağlı olarak huzursuzluk, karın ağrısı, kusma, karın şişkinliği ve kakada kan bulunmasıdır.

Tedavisi

Sıvı tedavisi: Kusma ve kanlı ishalle sıvı kaybeden bebeğe mutlaka serum takılarak uygun içerikli mineralli serum verilir. Burundan sonda takılarak mide sıvılarının boşaltılması gerekir.

Lavmanla tedavi: Erken tanı konan bazı vakalarda makattan lavmanla verilen baryum veya hava invajinasyon bölgesinin kendiliğinden düzelmesini sağlayabilir.

Cerrahi tedavi: Açık cerrahi yöntemle invajinasyon bölgesine girişim gerekir. Bazı vakalarda invajinasyon bölgesinin elle düzeltilmesi yeterliyken bazılarında o bölge kesilip çıkarılarak uç uca dikmek bile gerekir (Bu tamamen o anda hastanın durumuyla ilgilidir)

8-Gastroösefageal Reflü (GÖR)

Tanım: Reflü (reflux), kelime anlamı ile ?kaçak? demektir. Mide içeriklerinin yemek borusu boyunca yukarı çıkmasına gastroösofageal reflü (GÖR) denir.

Nedenleri:

Bebek beslenirken lokma yemek borusu boyunca aşağı inerken mideye giriş yerinde yemek borusu - mide arası kapakçık açılır; lokma mideye girer ve kapakçık kapanır. (Aslında burada gözle görülen gerçek bir kapakçık yoktur; yemek borusunu meydana getiren kas dokusunda bir sıkılaşmadan kaynaklanan fonksiyonel bir kapakçık vardır). Kapakçık midedeki gıdaların yemek borusuna geri kaçmasına engel olarak bir ?çek valf ? gibi çalışmalıdır. Süt çocuklarında bu  kapakçık zayıftır, tam kapanmaz ve mama mideden ağza kadar gelir, hatta fışkırabilir.

Belirtileri:

GÖR, klinikte beslenmeden sonra ağız kenarından hafif çıkarma ile önümüze gelir. Bu çıkarmalar bazen daha güçlü olur ve burundan dahi süt gelebilir ve fışkırabilir. Özellikle koliğin (gaz sancılarının) en şiddetli olduğu 6?8 haftalarda GÖR de şiddetlenir.

Tedavi:

Bebeğin nefes borusuna kaçma ile morarmalara neden olmuyorsa, aylık kilo alma hızını olumsuz etkilemiyorsa tedavi edilmesine gerek yoktur. Genel olarak beslenme sonrası sallanmadan gazının çıkarılması, uzun süre dik tutulması, 30 C eğimli bir yerde, mümkünse yan yatırılması yeterlidir.

Genelde kolik ile GÖR  de 3-4 ayda zayıflar. Ancak bazen 1-1,5 sene sürer. Ama kendiliğinden düzelebilir. Tedavi gerekip gerekmediği konusunda doktorunuzla konuşun. Bazen tekrarlayan öksürük, hırıltı bronşit, zat üre, sinüzit sebebiyle bile olabilir. İştahsızlık, kilo alamama, kansızlık, yanma, ağız kokusuna da neden olabilir.  Teşhis için ilaçlı mide filmi, sintigrafi, endoskopi gerekebilir. Burundan yemek borusuna sarkıtılıp orada 24 saat bırakılarak 24 saatlik asit ölçümü ( ph - metre ) en kıymetli tanı yöntemidir.

9-Kabızlık

Günlük yaşantımızda biraz seyrek dışkılamaya başlasak kabızlık sözcüğünü kullanıyoruz ama çocukta özellikle bebeklerde durum biraz farklı. Sıklığı ne olursa olsun zor dışkılamaya kabızlık diyoruz. Yani 4 günde 1 ama rahat yapan ve gelişmesi normal olan 5 aylık bir bebek kabız değildir. Oysa her gün 2?3 kez yapan ama zorlanan ağlayan, kramplar giren karnı şişen ve dışkısı sert olan bir bebek kabızdır. Burada önemli olan karın ağrısı, kramp, şişlik, dolgunluk, gerginlik vs olup olmamasıdır. Normal dışkı kolay çıkmalı, yumuşak kıvamda olmalı, çok sulu veya kuru olmamalıdır

Nedenleri:

a- Doğumsal barsak ve anüs hastalıkları:

Özellikle doğumsal anüs darlığı çoğu çocuk doktoru tarafından bile tanınamamaktadır. Doğumsal anüs darlığı olan bebeklerin %80?i kızdır. 1?2 haftalıktan itibaren gaz sancısı ile birlikte olduğu için tanınması güç olur. Kaka yaptıkları zaman rahatlarlar. Dışkılama öncesi karınları iyice şişer. Ağlamaları çığlıklar halini alır ve anüse hafif bir dokunma (fitil veya termometre ucu ile)  ile fışkırtır tarzda kaka yaparlar. Tanı ancak anüsün parmakla muayenesinde iç anal halkanın darlığının fark edilmesi ile konur. Hirschprung hastalığı ise kabızlık ile seyreden ağır bir doğumsal barsak hastalığıdır. Doktorunuz Hirschprung hastalığından şüphelenirse sizi bir çocuk cerrahına gönderecektir. İlaç tedavisi yoktur, cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.

b- Beslenme hataları:

Diyette yeteri kadar lif olmaması, fast food türü beslenme, patates kızartması, köfte, makarna, pilav, kek, börek, şekerleme, çikolata ağırlıklı beslenme. Bu durumda dışkı iyice sertleşir ve çıkması zorlaşır.  

c- İnek sütü alerjisi:

İnek sütü alerjisi olan bazı bebeklerde anne sütüne ek olarak mama başlanması halinde veya inek sütü proteini olan gıdalar tüketilmeye başlandığında kabızlık ortaya çıkabilir. 

d- Psikolojik nedenler:

Çocuğun kakasını söylemeye başladığı yaklaşık 2 yaş civarında aşırı baskı veya anne - çocuk arası inatlaşmalar nedeniyle gelişebilir. Bazen de çocuklar evleri dışında bir yerde kaka yapmak istemez, hatta kakası geldiği halde öğretmeninden çekinip söylemeye utanabilir. Bu ve benzer durumlarda istemli olarak dışkının tutulması ile barsakların en son kısmında (düz barsak) bekleyen dışkının sıvı kısmı barsaklar tarafından iyice emilir, dışkı iyice sertleşir. Artık çocuğun dayanamayacağı noktaya gelince dışkılama gerçekleşir ama sertleşmiş olan dışkı anüsten geçerken sıyrık ve yırtılmalara neden olur. Bu şekilde canı acıyan çocuk kakasını kaka yaparken canı acımasın diye, kakasını daha uzun süre tutmaya çalışır. Böylece korku-ağrı-dışkılama ihtiyacı şeklinde bir kısır döngü başlar.

e- Hareketsizlik:

Özellikle şişman çocuklarda gördüğümüz bir durumdur. Hareket ve fiziksel egzersizler barsakların harekete geçmesini sağlar. Hareketsiz bir çocuk (özellikle spastik ve sürekli yatmak durumunda olanlarda daha dramatiktir) hele yeteri kadar lifli beslenmiyorsa kabızlık çekecektir.

f- Bağırsakları etkileyen başka sistem hastalıkları:

Hipotiroidi, hipokalsemi (kan kalsiyumunda düşüklük) vs

Tedavi:

Tedavi hastalığa neden olan etkenlere yönelik olmalıdır. Hirschprung veya anüs darlığı varsa tedavi ameliyatla veya anüs genişletici bujileme yöntemi ile olur. İnek sütü alerjisi varsa inek sütü proteininden fakir diyet verilir ve gerekirse ilaç kullanılır.

Beslenme hatalarında ise;  

1- Fast food türü beslenme, patates kızartması, köfte, makarna, pilav, beyaz ekmek, kek, börek, şekerleme, çikolata diyetten çıkarılmalıdır.

2- Diyete lifli gıdalar sokulmalıdır. Meyve (armut, kayısı, üzüm, incir, kivi, şeftali, portakal), sebzenin her türlüsü, bakliyat (kuru fasulye, nohut, mercimek), tahıllı ekmekler, aşure, yeşil salata, havuç tüketilmelidir.

3- Bol su ve sulu gıda tüketilmelidir.

4- Ayrıca düzeli tuvalet alışkanlığı için günde 2?3 kez tuvalete oturtulmalı ve tuvalet terbiyesi kazandırmaya çalışılmalıdır. Sıkışır sıkışmaz tuvalete gitmesi öğretilmelidir.

5- Anüste sıyrık yırtık, çatlak oluştuysa, hele de kanamaya neden oluyorsa mutlaka çocuk doktorunuza danışın. Dışkılama sırasında anüste uyuşmayı sağlayacak kremler, pelvis kaslarını gevşetme amaçlı sıcak su oturma banyoları önerecektir.

6- İlaç tedavisi: Gerekiyorsa lavmanla barsak boşalımı sağlanır ve yukarıdan gelen dışkının yumuşaması için de müshil verilir.

7- Hareket ve egzersiz, uzun yürüyüşler: Bağırsakların aktifleşmesini sağlayabilir.

10-Gece alt ıslatma

Çocuklarda gece altını ıslatma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalığın tıbbi adı ?Enürezis Nokturna?dır. Çocuklarda oldukça sıktır. 5 yaşından sonra haftada bir-iki kez gece alt ıslatması olan çocuklarda bu hastalığın varlığından söz edilebilir. Toplumumuzda gece altını ıslatmanın zamanla geçen normal bir durum olduğuna dair yanlış bir inanış vardır. Gece altını ıslatan çocuğu olan aileler eğer çocukları 5 yaşından büyük ise tedavi yollarını aramalıdırlar. Hastalığın uyku derinliği ve mesane (idrar torbası) hacmi ile ilgili olduğu görüşü hâkimdir. Bazı psikolojik etmenler de hastalığın oluşmasında rol oynamaktadır. Erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha sık görülür.

  Bu durumdan en fazla çocuk rahatsızdır ve kurtulmak istemektedir. Her sabah yatağından ıslak olarak kalkan bir çocuğun duyduğu sıkıntıyı anlamak çok zor değildir. Bu durum aileler tarafından hastalık olarak kabul edilmediği için çocuk devamlı suçlanmakta ve zaman zaman cezaya çarptırılmaktadır. Özellikle yabancı bir evde yatması gerektiği ya da kamp, tatil gibi nedenlerle evden uzak kaldığı durumlarda çocuk çok yoğun utanma duygusu yaşar. Bu nedenle birçok faaliyete katılmak istemeyebilir.

  Halk arasında tedavide kullanılan bazı ilaçların kısırlığa neden olabileceği gibi yanlış bir kanaat vardır. Gece alt ıslatma sorunu olan çocuklarda kullanılan ilaçların kısırlık yapması söz konusu değildir.

 Beş yaşındaki çocukların yaklaşık %15?inde EN görülmektedir. Kendi kendine de düzelebilen Enürezis Nokturna sıklığı yaş ilerledikçe azalmakta, erişkin yaşlarda %1 oranında devam etmektedir.

 Bu hastalığın tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Tedavide Çocuk Cerrahı ile kademeli olarak bazı programlar uygulanmakta, ilaçlardan ve alarm yöntemlerinden de yararlanılmaktadır.

 

11-Çocuklarda apandisit

Bazı karın ağrıları, diğerlerinden daha ciddi olabilir. Çocuğunuz karın ağrısından yakınıyorsa, ağrının nerede olduğuna dikkat edin. Ağrı birkaç saat içinde karnın sağ tarafına doğru ilerler ve daha keskin ve şiddetli bir hal alırsa, ciddi bir durum olan apandisitten kuşkulanılır. Apandisit, 6 yaşın üzerindeki çocuklarda sık görülür, ancak daha küçük çocuklarda da ortaya çıkabilmektedir. Yaşamı tehdit edebildiğinden, bu tür belirtiler görüldüğünde, apandisit olabileceğinin düşünülmesi ve hemen doktora başvurulması önemlidir. A pandisit ince ve kalın barsakların birleşme yerinde bulunan apandiks (kör barsak) iltihabıdır.

Belirtileri
Apandisit, kör barsak içerisine sert besin artıklarının girmesi, boşalmasının güçleşmesi ve iltihabın eklenerek doku bütünlüğünün bozulmasıla oluşur. Doku bütünlüğünün bozulması perforasyon (delinme/patlama) ile sonuçlanabilir. Başlıca apandisit belirtileri arasında karın ağrısı, iştahsızlık, bulantı-kusma, ateş bulunur.

Tedavisi
Cerrahidir. Apandisit tanısından hemen sonra operasyon hazırlığı yapılmalıdır. İltihaplı ve bütünlüğü bozulmuş apandiks, delinmeden önce alınmalıdır. Bu işlem, hastanın durumuna göre laparoskopik ya da açık cerrahi ile gerçekleştirilir.

12-Hypospadias (Peygamber sünneti) nedir?

Erkek çocukta dış idrar yolu (üretra) ağzının penis ucunda olmaması, daha aşağıda ve geride olmasıdır. Halk arasında "doğuştan sünnetli" ya da "peygamber sünnetli"olarak ifade edilir.

Hipospadyas, erkek çocuklarda inmemiş testisten sonra en sık görülen dış genital yapı anomalisidir. Sıklığı giderek artan hipospadyas, erkek yenidoğanlarda 1/250 - 1/500 oranında görülebilir. Hipospadyas ile birlikte inmemiş testis, böbrek gelişim kusurları, cinsel gelişim kusuru (intersex) görülebilir. Hipospadyas oluşma nedenleri arasında sıklıkla endokrin, çevresel ve genetik faktörler bulunur. Bazı kimyasal maddelerin ve teratojenik ilaçların, anne karnında gelişmekte olan bebeği etkilemesiyle oluşabilir.

Tedavisi

Cerrahidir. Hipospadyaslı çocuklarda idrar yapma güçlüğü, ağrılı ereksiyon, cinsel birleşme güçlüğü ve tüm bunların sebep olduğu olumsuz psikolojik etkiler vardır. Bu problemlerin çözümü için 6 ay - 1,5 yaş arasında cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavi ile düzgün, darlık ve sızıntısı olmayan idrar yolu oluşturulur, penis yapısı düzeltilir.

13-Pilor stenozu

P ilor stenozu, mide çıkışında bulunan pilor kasının normalden fazla gelişerek bu bölgede tıkanıklık oluşturmasıdır. Pilor stenozu süt çocukluğu döneminin nadir ama önemli bir kusma nedenidir. Pilor stenozu ile doğan bir bebek hayatının ilk günlerinde normal bir görünüme sahiptir; iyi beslenir, kusması her bebek kadar veya biraz daha fazla reflü kusması şeklindedir. Zamanla kusmalar giderek artar, basınçlı ve fışkırır tarzda olmaya başlar. Kusmalara bağlı su ve tuz (özellikle potasyum kaybı) ortaya çıkar.

Belirtileri
Pilor kasının fazla gelişmesi, doğumdan 20 gün - 1 ay sonra bulgu verir. Bebekte fışkırır şekilde tekrarlayan kusmalar, halsizlik, deride buruşma, pilor stenozu belirtileri arasındadır.

Tedavisi
Cerahidir. Pilor kası aralanarak geçiş rahatlatılır.

  Dersler 

  • Genitoüriner sistem anomalileri (Doç. Dr. Pelin Oğuzkurt)
  • Hepatobiliyer sistem anomalileri (Yard. Doç. Dr. Abdulkerim Temiz)
  • Çocukluk çağı travmalarına genel yaklaşım (Yard. Doç. Dr. Abdulkerim Temiz)
  • Yabancı cisim yutma ve aspirasyonları (Yard. Doç. Dr. Abdulkerim Temiz)

 

  Bilimsel Faaliyetler

 

  • Korosiv esofajitin geç dönem komplikasyonlarının biyokimyasal yöntemlerle öngörülmesi mümkün mü? (Bitti)
  • Ratlarda rektal submukozal alana uygulanan farklı sklerozan maddelerin oluşturduğu fibrozisin derecesinin belirlenmesi rektal prolapsus tedavisinde yönlendirici olabilir mi? (Devam ediyor)

 

  Yenilikler

  • Anabilim/Bilim Dalında gerçekleşen yenilikler
  • Pektus ekskavatumda (Kunduracı Göğsü Hastalığı) minimal invaziv cerrahi yöntemi olan “NUSS” yöntemi ile 3 hasta ameliyat edilmiştir.
  • Konjenital aganglionik megakolon hastalarında endorektal pullthrough ameliyatı yapılmaktadır
  • Ele gelmeyen inmemiş testis tanılı hastalarda laparoskopi yardımlı inmemiş testis ameliyatları yapılmaktadır

 

  • Anabilim/Bilim Dalında yapılan tanı ve tedavi yöntemleri ile ilgili yenilikler

Kliniğimizde çocuk yaş grubu hastalıklarına yönelik her türlü invaziv ve non-invaziv tanı ve tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

 

Çocuk Cerrahi Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız..