Hastalıklar ile ilgili bilgi www.temd.org.tr adresinden elde edilebilir.

1- Tiroid Bezi Hastalıkları (Guatr)
2- Şeker Hastalığı (Diyabet) ve Buna Bağlı Olarak Gelişen Ayak Yaraları
3- Şişmanlık (Obezite)
 
4- Hipofiz Bezi Hastalıkları
5- Hormonal Bozuklukların Neden Olduğu Tüylenme ve Adet Düzensizliği Durumları
6- Kemik Erimesi (Osteoporoz)
 
7- Diğer Endokrinolojik Problemler ( Kan Kalsiyum Değerlerinin Yüksekliği ve Düşüklüğü Böbreküstü Bezi Hastalıkları, Hipoglisemi…gibi) 

GUATR 
Guatr tiroid bezinin büyümesi anlamına gelir. Bez, bir bütün olarak ya da nodüllü olarak büyüyebilir. Türkiye’de sık görülen bir sorundur ve toplumun en az %30’unu etkilemektedir.

Hipotiroidi: Tiroid bezinin az çalışması demektir. Tiroid bezinin ameliyat ile alınması sonrasında veya bağışıklık sisteminin tiroidi etkileyen bazı hastalıklarında izlenebilir. 
Hipertiroidi: Tiroid bezinin çok çalışması demektir. Bağışıklık sisteminin tiroidi etkileyen bazı hastalıklarında veya toksik (çok çalışan) nodüller nedeni ile ortaya çıkabilir.

Tiroid Bezi Kanserleri: Tüm dünyada en yaygın olarak teşhis edilen, çoğunlukla ölümcül olmayan, ancak sıklıkla nüks eden bir kanser türüdür. Tiroid bezindeki nodüllerden köken alır. Kabaca her 100 nodülden 5’inin kanser olabileceği bildirilmektedir. Bu sebeple, 10mm ve üzerinde boyuta sahip tüm nodüllere ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılması tavsiye edilmektedir. Tiroid kanserinin esas tedavisi ameliyattır. Takiben, seçilmiş hasta gruplarında yüksek doz radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir.

ŞEKER HASTALIĞI 
Erken evrelerinden itibaren şeker hastalığının her tipi birimimizde tedavi edilmektedir. Uzman hekim, diyetisyen ve diyabet eğitim hemşiresinden oluşan diyabet tedavi takımımız, hastalarımızın sorularına ve sorunlarına çözüm bulmak konusunda istekli, deneyimli ve bilgilidir. 

Şeker Hastalığı İle İlgili Kliniğimizde Şifa Bulacağınız Sorunlar: 

Gizli Şeker: Aşikar kan şekeri yüksekliği tespit edilmeden yıllar önce, kişinin şeker hastası adayı olabileceğini gösteren bir durumdur. Gizli şeker hastalarının %30’unun teşhisi takip eden yıllarda aşikar şeker hastalığına yakalandıkları gözlenmektedir. Etkilenen kişilerin kalp damar hastalıkları için yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Tedavisinde; ideal kiloya ulaşmak, sağlıklı beslenme tedavisi ve düzenli fizik aktivite önerilir.

Tip 1 Diyabetes Mellitus: Genellikle çocukluk ve ergenlikte görülen şeker hastalığı tipidir. Etkilenen kişinin pankreas adlı insülin üreten organının yeterli insülin üretememesi ile açığa çıkar. Kişi sürekli dışarıdan insülin almak zorundadır.

Tip 2 Diyabetes Mellitus: Toplumda bulunan şeker hastalarının %90’ından fazlası bu gruptadır. Birinci derece akrabalarında tip 2 diyabet olanlarda, şişmanlarda, hipertansiyonu olanlarda, gizli şekeri olanlarda, geçmişte gebelik şekeri sorunu yaşamış olanlarda bu hastalığa yakalanma riski yüksektir. Sağlıksız beslenme ve hareketsizliğin bu hastalığa davetiye çıkardığı bilinmektedir.

Gebelik şekeri : Birinci derece akrabalarında tip 2 diyabet olan gebeler, şişman gebeler, yaşlı gebeler, önceki gebeliklerinde gebelik şekeri sorunu yaşayan gebeler risk altındadır. Bu gebelerin kan şekeri iyi kontrol altına alınmadığı takdirde, iri bebek ( 4 kg üzerinde) doğurmaları söz konusudur. İri olmaları nedeni ile bu bebekler, doğum sırasında fiziksel travmaya maruz kalabilir. Ayrıca; doğum sonrası kan şekerlerinin düşmesi, kalsiyum düzeylerinin düşmesi, yeni doğan sarılıklarının uzaması gibi nedenlerle artmış kuvöz ihtiyacı gösterebilirler.

Şeker hastalığının sebep olabileceği sorunlar: Şeker hastalığı körlüğe, son dönem böbrek yetmezliğine, kapanmayan yaralar nedeni ile bacak kesilmelerine, kalp krizi ve felç gibi damar tıkanmalarına neden olabilir. Şeker düzeylerinin, tansiyonun ve kan yağlarının kontrolü ile bu problemlerin gelişmesi genellikle engellenebilir. Ayrıca, her şeker hastası yılda en az bir defa göz dibi muayenesi yaptırmalıdır. Bu, klasik bir gözlük muayenesi değildir. Kişi göz doktoruna şeker hastası olduğunu mutlaka hatırlatmalıdır. Böbrek sağlığının takibi için mutlaka yılda en az bir kere uygun koşullar sağlandıktan sonra, idrarda albumin atılımına baktırmalıdır. Yara oluşmaması için ayak bakımına özen göstermelidir. 

ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) 
Endüstrileşme nedeni ile her geçen gün daha sağlıksız beslenen ve daha az hareket eden insanoğlu, kilo almaktadır. Şişmanlık yalnızca kozmetik değil, önemli bir sağlık sorunudur. Başta şeker hastalığı olmak üzere, kalp ve damar hastalıklarının giderek artmasına neden olmaktadır. 

HİPOFİZ BEZİ HASTALIKLARI 
Hipofiz bezi, beynin derinliklerinde bulunan ve hayatın devam edebilmesi için gerekli pek çok önemli hormonu salgılayan bir organdır. Bu bezin adenom denen iyi huylu tümörleri fazla hormon salgılayarak ya da büyük boyutlara ulaşıp çevre dokulara baskı yaparak hastalık nedeni olabilirler. El-ayaklarda büyüme, memelerde dolgunluk veya memelerden süt gelmesi, adet düzensizliği, kısırlık; fazla hormon salgılama bulguları olabilir. 

HORMONAL BOZUKLUKLARIN NEDEN OLDUĞU TÜYLENME VE ADET DÜZENSİZLİĞİ DURUMLARI ( ÖZELLİKLE POLİKİSTİK OVER SENDROMU )
Tüylenme, adet düzensizliği, kısırlık gibi bulgularla ortaya çıkabilen doğurganlık dönemindeki kadınların önemli bir sağlık sorunlarından biri polikistik over sendromudur. Bu sendrom, birinci derece yakınlarında tip 2 diyabet olan kişilerde daha sık izlenmektedir. Etkilenen kişilerde ileri yaşlarda diyabet görülme riski fazladır. 

KEMİK ERİMESİ ( OSTEOPOROZ )
Kemik erimesi, genellikle menopoz sonrası kadınlarda izlenen ve kalça kırığı, omurga kırığı gibi olaylara neden olabilecek önemli bir sağlık sorunudur. Sigara içmek, erken menopoz, minyon tipli olmak, ailede kırık öyküsünün olması, yeterince güneş ışığı almamak, fazla kahve tüketimi, kortizon benzeri ilaçların uzun süre kullanımı, hareketsizlik gibi faktörler osteoporoza neden olmaktadır

DİĞER ENDOKRİNOLOJİK PROBLEMLER: Kan kalsiyum değerlerinin yüksekliği ve düşüklüğü (paratiroid hormon bozuklukları), böbreküstü bezi hastalıkları (adrenal yetmezlik, adrenal adenom), hipoglisemi…gibi.

Sıkça Uygulanan Tanı Yöntemleri ile ilgili bilgi www.temd.org.tr adresinden elde edilebilir. 

Bilim Dalımız tarafından yürütülen projeler

-Yard. Doç. Dr. Okan S. Bakıner: Proje no: KA10/160-Nöroloji yoğun bakım hastalarında erken enteral nutrisyonun plazma GLP-1 düzeyleri ve hücre aracılı immünite üzerine etkileri

-Yard. Doç. Dr. Okan S. Bakıner: TECOS çalışması: Yeterli Glisemik Kontrol Sağlanamayan Tip 2 Diabetes Mellitusu olan Hastalarda Sitagliptin Tedavisinden Sonra Kardiyovasküler Sonuçların Değerlendirilmesine Yönelik randomize, plasebo kontrollü bir klinik çalışma.

-Dr.Gülhan Cavlak: Proje no: KA10/101-Hipotiroidi tanısı alan hastalarda ötiroidizm sağlanması ile serum osteopontin düzeyleri ve kardiyovasküler risk parametreleri arasındaki ilişkinin irdelenmesi

-Dr. Gülay Ş. Bağır: Proje no: KA09/33- Polikistik over sendromu tanısı almış olguların tanı kriterlerine göre kardiyometabolik risk faktörlerinin karşılaştırılması

-Dr. Hülya K. Serinsöz: Proje no: KA09/330- Akromegali hastalarında dişeti hastalıklarının belirlenmesi ve ocreotide tedavisinin dişeti üzerine etkileri

Bilim Dalımız tarafından organize edilen kongre, sempozyum ve çalıştaylar

“Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları kursu” 12. Mart.2011 tarihinde Kışla Yerleşkemizde gerçekleştirilmiştir. 


İletişim Bilgileri

0 322 327 27 27