Anabilim dalımız 2002 yılında Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde Yüreğir Hastanesi’nde kuruldu. 2006 Kasım ayında ise Kışla Sağlık Yerleşkesi’ne taşındı. 1000 m 2 ‘den fazla kapalı alanı olan merkezimizde 3 poliklinik odası tedavi odaları ile hizmet vermektedir.
Anabilim dalımızda Tetrax denge cihazı ile gerek egzersiz gerekse denge bozukluklarını saptamak için testler yapılabilmektedir. Bu denge cihazı ile beyin felci (inme) gibi dengesizlik yapan durumları rehabilite etmekteyiz.
Kliniğimizde ayrıca Biodex izokinetik cihazı bulunmaktadır. Bu cihaz, bilgisayarlı bir ekipmandır. Kişinin belirli eklem bölgelerindeki ameliyat, travma sonrası azalan kas kuvvetini arttırmak için ideal bir düzenektir.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Faaliyetleri:
Temel olarak hareket sistemi hastalıklarının tanı, konservatif tedavi ve rehabilitasyonuyla uğraşan, ayrıca tüm diğer sistemlere ait doğumsal ya da edinilmiş hastalıklara bağlı fizyolojik ya da anatomik yetersizliği olan kişilerin, mevcut kapasitelerini en üst düzeye çıkarmak, bağımlılıklarını azaltmak ve yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla yataklı ve yataksız kurumlarda rehabilitasyon uygulayan tıp dalıdır. Bu kapsamda; her yaştan hastada, fiziksel tıp modaliteleri, medikal ve manupülatif tedavileri kullanarak ağrı, fonksiyon kaybı, yaşam kalitesinde bozulma ve bağımlılığa yol açan tüm romatizmal, nörolojik, ortopedik, kardiyopulmoner ve algolojik hastalıkların primer ya da tamamlayıcı tedavisi ile uğraşır. 



Anabilim/Bilim Dalı Çalışanları:
Kliniğimizde 2 profesör,  1 öğretim görevlisi Uzman, 1 araştırma görevlisi doktor, 6 fizyoterapist, 1 fizyoterapi teknikeri ve 1 EMG teknikeri ile sağlık hizmeti vermekteyiz. 

Poliklinik Hizmetleri:
Anabilim dalımızda her gün poliklinik hizmeti verilmektedir. Ayrıca her gün 100’ün üzerinde hastaya fiziksel tıp ve rehabilitasyon yapılmaktadır. 3 öğretim üyesi uzman doktor tarafından haftada 16 saat kadar, Başkent Üniversitesi Adana Sağlık Meslek Yüksekokulu Fizyoterapi Programına teorik ders verilmektedir. Öğretim görevlisi iki fizyoterapist tarafından pratik uygulama yapılmaktadır. Anabilim dalımızda tıpta uzmanlık adayı doktor eğitimi yapılmaktadır. 

 

Hastalıklar:

  • Sık rastlanılan hastalık isimleri
    • Diz kireçlenmesi (diz dejenerasyonu)
    • Bel ve boyun kireçlenmesi (omurga dejenerasyonu)
    • Bel ve boyun fıtığı (disk hernisi)
    • Bel ağrıları, boyun ağrıları
    • Romatizmal hastalıklar
    • Beyin felçi (inme)
    • Serebral palsi
    • Osteoporoz (kemik erimesi)
  • Bu hastalıklarla ilgili açıklamalar
    • Diz kireçlenmesi:
      Diz eklemi, femur ve kaval kemiği ve diz kapağı kemiği arasında tam oynar bir eklemdir. Arasında kıkırdak ve menisküsler vardır. %70-80 genetik nedenlerle ve %20-30 çevresel nedenlerle bu kıkırdakta zamanla aşınma oluşur. Normalde bu aşınma 50’li yaşlardan sonra oluşabilmektedir. Ancak bazı durumlarda 20’li yaşlar kadar erken olabilmektedir. Genelde kadın ağırlıklı gözlenmektedir. Ana şikayetler arasında yürüme, merdiven inip çıkmakla ya da tuvalete oturmakla artan diz ağrısı, bazen şişlik, dizlerde ses gelmesi ve sertlik, tutukluk vardır. Şikayetler dinlenmekle azalmakta, sıcaktan fayda görmektedir. Hastalığın tanısı için muayene ve normal röntgen filmler yeterli olmaktadır. MR filmine gerek olmamaktadır. Tedaviler arasında, ağrıyı arttıracak hareketlerden kaçınmak ana özelliktir. Örneğin, merdiven inip çıkmak yerine asansör kullanmak, tuvalet olarak alafranga (klozet) kullanmak, yemeği yer sofrası yerine masada yemek ve namazı sandalyede kılmak gibi. Ancak merdiven inmek ya da çıkmak için asansör yok ise zorunlu durumlarda merdivenleri birer birer inip çıkmak gerekir (çıkarken daha az ağrıyan ayak önce çıkmalı, iniş sırasında daha fazla ağrıyan ayak önce inmelidir). Fizik tedavi, kasları güçlendirme ana tedavilerdendir. Ayrıca kaplıca, deniz ve havuz gibi uygulamalar oldukça yarar sağlar. İlaç tedavileri ağrı kesiciler, kremler, diz içine çeşitli ilaç tedavileri (steroid, hyalüronik asit-eklem kayganlaştırıcılı horoz ibiğinden yapılma ilaç), ağızdan glukozamin ve kondroitin sülfat ilaçları vardır. Hastalık çok ilerlemişse, dizi rahat açıp kapatamıyorsa, geceleri diz ağrısı oluyorsa ameliyat gündeme gelebilir.
    • Bel ve boyun kireçlenmesi:
      Omurga dejenerasyonu olan hastalık büyük oranda genetik yatkınlığa bağlıdır. Ağrı kaldırma, tekrarlayıcı hareketler, ayakta aşırı durma gibi durumlar oluşumuna katkıda bulunur. Kadın ve erkekte eşit sıklıktadır. Şikayetler bel ve boyunda ağrı, zaman zaman kol ve bacaklara vuran ağır, kol ve bacaklarda uyuşma ve yanma, güçsüzlük, sertlik olabilir. Şikayetler iş yapınca artmakta, dinlenmek ile rahatlamamaktadır. Sıcaktan fayda görmektedirler. Kış aylarında ya da mevsim geçişlerinde ağrılar artmaktadır. Hastalığı tanımak için hastayı dinlemek, muayene etmek ve normal röntgen filmleri yeterli olmaktadır. Tedavide öncelikle omurgaya binen yükü azaltmak için kilo vermek, ayakta fazla durmamak, ağrı kaldırmamak gereklidir. Bel ve karın kaslarının güçlendirilmesi omurgaya gelen yükleri azaltacaktır. Fizik tedavi şart bir tedavidir. Boyun kireçlenmesi için, soğuk havada atkı kullanılması, yağmurda ıslanılmaması, hava akımında bulunulmaması, gazete, kitap okurken ve televizyon seyrederken uzanılıp yatılmaması dik durulması çok önemlidir. Uygun iş ergonomisi uygulanmalıdır. İş yerinde daima bilgisayar karşısında duranlar 20-30 dakikada bir 1-2 dakika bilgisayar başından kalkmalı, bilgisayar ekranı 40- 50 cm uzaklıkta olmalı, yüksekliği göz seviyesinde olmalıdır. Bel ve boyun kireçlenmesi için düzenli yüzme çok iyidir. Haftada 3 kez en az 40 dakikalık yüzme yeterlidir. Bel ve boyun kireçlenmesinin şu an için bilinen bir ameliyat tedavisi yoktur.

      Bel ve Boyun Fıtığı:
      Disk hernisi diğer adı olan hastalıkta omurlar arasındaki diskin içeriği dışarı çıkarak yakın komşuluktaki sinir köküne bası yapmaktadır. Bu basıyla ağrı, uyuşma, yanma, elektriklenme, güçsüzlük olabilmektedir. Ağrı kaldırma, ayakta fazla durma, kilolu olma, hiç egzersiz yapmama bu şikayetlere yatkınlık sağlar. Fıtık şikayeti 2-3 haftada iyileşir. Zaman zaman şikayetler artabilir ve yineleyebilir. Ama hep aynı şiddette sürmez. Tedavisinin ilk seçeneği fizik tedavidir. Fizik tedavi ile şikayetlerin hızlıca düzelmesi sağlanır. Bu iyilik halinin devamı için boyun kaslarının, bel ve karın kaslarının güçlendirilmesi şarttır. Bunu sağlamak için yüzme ideal spordur. Suyun kaldırma kuvvetiyle kaslar çok fazla yorulmadan etkili şekilde güçlenecektir. Fıtıkların sadece %1’den azı ameliyat gerektirmektedir. Ayrıca ameliyat olan ile olmayan hastaların birinci yılda ağrı, günlük aktiviteleri ve yaşam kalitesi açısından aralarında fark yoktur. Ancak bacak ya da kol kaslarında ani güçsüzlük, idrar ve dışkı kaçırma acil bir durumdur ve ameliyat kararı gerekir.

      Romatizmal hastalıklar:
      Romatizmal hastalık, sadece bir hastalık değildir. Onlarca çeşidi vardır. Bunların başında romatoid artrit (iltihabi eklem romatizması), ankilozan spondilit (iltihabi omurga romatizması), psöriatik artrit (sedef romatizması) , reaktif artrit, fibromyalgia (iltihapsız kas romatizması) gelmektedir. Eklemlerde şişlik, sabah sertliği romatoid artrit için özgüldür. Gece oluşan bel ağrısı, iş yapınca geçiyor, dinlenince rahatlıyor ise ankilozan spondilit için uyarıcı olmalıdır.

      Beyin Felci (inme):
      Genç yaşlarda da oluşabilen inme, genelde ileri yaş hastalığıdır. Beynin damarlarında bir sorun olduğunda, pıhtı atması ya da beyin kanaması şeklinde kendini gösterir. Hastaların %20’si hastaneye kavuşmadan canlarını kaybederler.

      * Yüksek tansiyon,
      * Kontrolsüz şeker hastalığı,
      * Damar sertliği hastalığa yatkınlığı arttırır.

      İnmede ilk müdahale acil olarak nöroloji uzman doktorlarınca gerçekleştirilir. Hastanın durumu dengeye kavuşunca, hayati tehlikesi atlatılınca rehabilitasyon işlemi başlatılır.
      Tedavinin ilk amacı tansiyonu normal seyrinde tutmak, şeker ve yağ düzeylerini kontrol altında tutmaktır. Zira hastaların yarısı ilk yıl içinde tekrar inme atağı geçirirler. Rehabilitasyon mümkün olduğunca erken başlamalı ve en az 6 ay kadar aktif bir şekilde rehabilitasyon merkezinde devam etmelidir. Daha sonra ise evde egzersizlere devam etmelidirler. Bütün çabalara rağmen, hastaların yarısı birinci yılın sonunda bağımsız, tek başına, başkalarının ihtiyacına gereksinim göstermeksizin hayatlarına devam edememektedirler. Yürüme cihazı, yürüteç, baston, el cihazı hastalarımız sıklıka ihtiyaç duyduğu cihazlardır.

      Serebral Palsi:
      Doğum anında ya da doğumdan kısa bir süre önce ya da sonraki sebeplere bağlı olarak, çocukların büyüme gelişme geriliği göstermeleri durumudur. Bu çocuklar akranlarına göre daha yavaş motor ve mental gelişim gösterirler. Bazı çocuklarda mental gerilik olmaz. Bu hastalara ömür boyu rehabilitasyon şarttır. Rehabilitasyon yapılmaz ise akranlarıyla olan fark kapanmaz, bilakis açılır.

      Osteoporoz:
      emik erimesi oalrak da bilinen hastalıkta aslında bir erime söz konusu değildir. Kemiklerin kalsiyum tutma yeteneğinde bozulma sonucu kemik yoğunluğunda azalma ve kemik kırık riskinde bir artış vardır. Bu kemikler genelde sırt omurları, kalça kemikleri ve el bilekleridir. Sırt omurlarında kırıklar yaklaşık 50’li yaşlarda başlar ve sırt ağrısı, kamburlaşma ile kendini gösterir. Kalça kırıkları ise 80-85 yaş aralığında oluşur ve bir miktar ölümcüldür. El bilek kırıkları ise kırık sonrası 3 hafta alçılama ile iyileşme gösterir.
      Osteoporoz, en sık kadınlık hormonunun çekilmesiyle menapoz sonrası kadınlarda gözlenir. Osteoporoz kemik yoğunluğu ölçümü ile belirlenir ve ilaç tedavisi başlanır. Ancak, kas güçlendirici egzersizler özellikle yerçekimine karşı zıplama (ip atlama, basketbol, voleybol) egzersizleri bunu gerçekleştirecek hastalar için en uygun egzersizlerdir. Kemik yoğunluğu ölçümlerinin yıllık tekrarları ilaç tedavisinin devamı kararlaştırılır. Ancak çoğu hastada yıllık değil de 3-4 yıllık aralarla çekilmesi olasıdır.

 

  Sıkça Uygulanan Tanı Yöntemleri
ıklıkla hastalık hikayesi, muayene, normal röntgenler yeterli olmaktadır. MR ara sıra kullanılmaktadır. Kemik erimesi (osteoporoz) için kemik yoğunluğu ölçümü gereklidir. Sinir sıkışmaları, sinir ucu iltihapları için EMG yapılmaktadır.

Bu Tanı Yöntemleri İle İlgili Açıklamalar
EMG elektromyiografi kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Elektrik vererek sinirlerin ve kasların durumları incelenmektedir. El bilekte sinir sıkışması en sık incelenen durumu oluşturur. El bileğinde sinir sıkışmasında el bileğinden itibaren ağrı ve uyuşma vardır. Özellikle geceleri artar, sallayınca ya da soğuk suya tutunca şikayetler rahatlar.

İşlem Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
EMG işlemi bir hekim tarafından istendikten sonra tetkik fizik tedavi uzman doktoru tarafından gerçekleştirilir. İşlem elektriklidir, biraz acı verir. Gerekirse iğne ile kasların durumu incelenebilir. İşlem için tok karnına gelinmesi, yüzük, saat gibi el ya da ayaklarda olabilecek metal eşyaların hastaların beraberlerinde getirilmemesi uygundur. İşlem hastalığın çeşidine göre 45 dakika ile 1,5 saat arasında sürmektedir.

 

  • Sık kullanılan tedavi yöntemleri
    • Fizik tedavi yöntemleri, tıpta fiziksel ajanların kullanımıdır. Isı, ışık, ses, elektrik ve kuvvet uygulamaları en önde gelir.
  • Bu tedavi yöntemleri ile ilgili açıklamalar

Fizik tedavi seanslar halinde uygulanır, en az 10 seans uygulanmalıdır. Hastalığın şiddetine göre arttırılır. Seanslar yaklaşık 1 saat sürer. Seanslar ardışık olmalı, mümkünse günler arasında boşluk olmamalıdır. Tedavilerin 3-4 aylık aralarla yapılması tıbbi yönden sakınca doğurmaz. Yani bel ağrısı olan bir hastanın 10 seans tedavi ile rahatlaması ve bu şikayetlerinin 4 ay sonra tekrarlaması sonucunda tekrar fizik tedavi alması sakıncasızdır. 


İletişim Bilgileri

0 322 344 44 44