Böbreklerimizin hayatımızı ve aktivitelerimizi sürdürmeye yetecek kadar fonksiyonlarını yapamaması sonucu yeni bir böbreğin ameliyatla vücudumuza yerleştirilmesi işlemine böbrek nakli denir. Günümüzde son dönem böbrek yetmezliğinin en başarılı tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek nakli uzun ve sağlıklı bir yaşam sağlar. Böbrek nakli canlı veya kadaverik donörlerden (vericilerden) yapılır. Gerek canlı vericiden, gerekse kadaverik donörlerden yapılan başarılı böbrek nakillerinde Diyaliz tedavilerinde olduğu gibi böbrek fonksiyonlarından bazıları değil, tamamı yerine getirilir ve hastaların yaşam kalitesi artar. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de sağlık bakanlığı ilk aşama tedavisi olarak hastalara böbrek nakli konusunda bilgi verilmesini ve her hastanın bir organ nakli merkezinde kaydının bulunmasını gerekli görmektedir. Size böbrek vermek isteyen bir akrabanız varsa canlı böbrek nakli, böyle bir şansınız yok ise kadavra böbrek nakli listesine girmek için müracaat edebilirsiniz. Böbrek nakliyle kaybedilmiş fonksiyonlar yerine dönmekte ve hastaların yaşam kalitesi belirgin olarak artmaktadır. Diyaliz ihtiyacı gelişmiş her hasta hekimi tarafından aksi söylenmedikçe böbrek nakli için adaydır.

Ülkemizde 60 bin civarında diyaliz hastası bulunmakta 21.345 civarında hastada Sağlık Bakanlığının oluşturmuş olduğu Türkiye Organ ve Doku Bilgi Sisteminde (TODS) böbrek beklemektedir.

Böbrek nakli, hastaların beklenen yaşam süresini 3 katına kadar uzatabilmektedir. Nakil sonrası hastaların %80’ı eski işlerini sürdürebilmekte, özellikle genç hastalar evlenebilmekte ve çocuk sahibi olabilmektedir. Diyalize başlama aşamasına gelen böbrek hastalarının bir organ nakli merkezine başvurmaları gerekir. Canlı vericisi olan hastaların diyalize girmeden hemen nakil olmaları en iyi tedavi seçeneğidir.

Nakillerin öncelikli olarak kadavradan yapılması esastır. Ancak maalesef Ülkemizde kadavradan organ bağışı düşük seviyededir. Avrupa ülkelerinde organ vericilerinin %80’i kadavra, % 20’si canlı kaynaklıyken, Türkiye’de tam tersine organ vericilerinin % 75‘i canlı, % 25’si kadavra kaynaklıdır.  Organ bağışının az olması da buna etkendir.

Sevdiklerimizle sağlıklı ve uzun bir hayat sürebilmek için diyalizde ve diyaliz aşamasında  olan hastaların yakınlarının böbrek bağışlaması onlara verilebilecek en önemli hayat hediyesidir. Bu hastalar diyalizde uzun yıllar geçirmeden mümkün olan en kısa sürede nakil olabilirlerse vücutları daha az yıpranır ve nakil sonrası başarı artar. Canlıdan böbrek nakli sonrası böbreğin kadavra nakilde olduğundan çok daha uzun süre çalışmasını sağlamak mümkündür. Bunun en önemli sebebi kadavradan nakillin aksine canlıdan böbrek naklinde sağlıklı olduğu önceden detayla tetkik edilmiş olan bir böbrek nakledilir. Alıcı ve vericinin önceden iyice tetkik edilerek en iyi sağlık durumunda kontrollü bir şekilde ameliyat olmasının da bu başarıya katkısı vardır.

Böbrek nakli sadece hazırlık işlemleri ve operasyondan ibaret değildir. Bu aşamalardan başarı ile geçmiş ve böbrek nakli olmuş hastalar bundan sonraki dönemde Nefroloji uzmanı tarafından takip altına alınır.Böbrek nakillerinde önemli olan nakledilen böbreğin uzun yıllar çalışmasıdır.

CANLI BÖBREK NAKLİNDE AKRABALIK DERECELERİ

Sağlık Bakanlığının Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği gereğince Merkezimizde Canlıdan organ nakli; alıcının en az iki yıldan beri fiilen birlikte yaşadığı eşi ile dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dâhil) kan ve kayın hısımlarından yapılmaktadır. Organ nakli gereken hasta ve vericisinde  Kan Gurubu uyumu var ise yapılacak İmmünolojik test sonuçları, detaylı muayene  ve tetkik sonuçları neticesinde uygun iseler organ nakli konseyinin vermiş olduğu karar neticesine göre nakil yapılabilirler.

Dördüncü derece hısımlık bağı ile ilgili olarak; Türk Medeni kanununun 17. maddesinde kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur denilmektedir. Buna göre; kan hısımlığında kişinin akrabalık derecelerine göre;

1. Derece Akrabalar: Annemiz-Babamız, Çocuklarımız

2. Derece Akrabalar: Kardeşlerimiz-Dedemiz-Ninemiz-Torunlarımız

3. Derece Akrabaları: Amcamız-Halamız-Dayımız-Teyzemiz-Yeğenlerimiz (Kardeş Çocuğu)

4.Derece Akrabaları: 3.Derece akrabalarımızın çocukları

Kayın hısımlığında ise kişinin eş tarafından akrabaları aynı şekilde derecelendirilmektedir. Aslında burada oldukça geniş bir akrabalık bağı ilişkisi tarif edildiğinden, hasta ve hasta yakınlarının birçok seçeneği değerlendirme şansı doğmaktadır.

Bunların ötesinde akrabalık bağı olanlar ya da akrabalık bağı olmamasına karşın organını bağışlamak isteyenler, örneğin çok yakın arkadaş gibi, için de Sağlık Bakanlığı denetiminde oluşturulmuş olan etik kurullara başvurulması gerekmektedir. Etik kurulun uygun görmesi durumunda akraba olmayanlar arasında da organ bağışı mümkün olabilmektedir.

Canlı Vericisi Olan Hastalar;

Akraba olduklarını gösterir nüfus kayıt örneği

Alıcı ve vericinin nüfus cüzdanı

Alıcının 2 adet resmi

Verici evli ise evlilik cüzdanı

Verici evli ise eşin nüfus cüzdanı ile merkezimize randevu alarak müracaat edebilirler.

Evli olan vericilerin eşlerinden gerçekleştirilecek böbrek nakli işleminden bilgisi olduğuna dair eş onamı  alınmaktadır.

Kadavra Bekleme Listesine Girmek İsteyen Hastalar;

Sağlık Bakanlığının böbrek bekleme listesine kayıt yaptırmak isteyen hastalar diyaliz merkezlerinden almış oldukları detaylı epikriz belgesi ile merkezimize müracaat edebilirler.

*Hastaların, Merkezimizden Canlı veya Kadavra böbrek nakli için Hasta yetişkin ise Kışla Başkent Hastanesi Nefroloji Organ Nakli Polikliniğin den, Pediatri hastası ise Seyhan Başkent Hastanesi Pediatrik Nefroloji polikliniğin den ilgili evraklarla müracaat yaparak randevu almaları gerekmektedir.

*Hastalar Detaylı bilgi için Merkezimizin Kışla Başkent Hastanesindeki Organ Nakli Birimine müracaat edebilirler.

CANLI DONÖRDEN BÖBREK NAKLİ

Son dönem böbrek yetmezliğinin en iyi tedavi yöntemi böbrek naklidir. Diyaliz başlama aşamasına gelen son dönem böbrek yetmezliği hastalarının diyaliz tedavisinde 6 ay-1 yıl gibi bir süre geçirdikten sonra nakil olması böbrek nakli tedavisine ulaşmak için vakit kaybetmek olur. Nakil şansı olan ve sağlık durumu uygun olan bir kişiyi diyalizde bekletmek doğru bir yaklaşım değildir.

Diyaliz aşamasına gelmiş olan yakınlarınıza böbrek bağışına karar verdiğinizde öncelikle sizin sağlığınızın zarar görmemesi için çok ayrıntılı incelemeler yapılacak sonrasında böbrek vericisi olmanıza karar verilecektir. Aslında hekimlerin hastalarını tedavi ederken öncelikli kurallarından birisi “primumnonnocere”, yani “ilk olarak, zarar vermemek” ilkesidir. Canlıdan böbrek naklinde en önemli sorumluluğumuz sağlıklı olan kişiyi hasta etmemektir. Ayrıca Canlı vericili böbrek nakli ameliyatlarının çok uzun zamandır uygulanıyor olması nedeniyle bu konuda bir bilgi birikimi oluşmuştur. Bugüne kadar yapılan çalışmalar tek böbrek ile kalmanın kişinin hayatında bir risk faktörü olmadığını göstermektedir.

Her verici kendi kan grubu ile aynı olan alıcıya böbrek verebilir. Bunun dışında O grubu vericiler, her kan gurubuna böbrek verebilir. AB grubu alıcılar ise her kan gurubundaki vericiden böbrek alabilir. RH pozitif veya negatif olması önem taşımamaktadır. Böbrek nakli için alıcının ve vericinin RH uyumuna bakılmaz.

Böbrek nakli donör adayı olarak başvuran hastada kan grubu uyumu var, akrabalık bağı kanunlara uygun düzeyde ise çok detaylı bir araştırma başlatılır. Burada kritik karar verilmesi gereken noktalardan birisi de kişinin bu kararı tamamen kendi özgür iradesi ile hiçbir etki ve baskı altında kalmadan vermiş olduğuna ikna olunmasıdır. Donör adayı, tıbbi özgeçmişinin detaylı sorgulanmasından sonra (geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, bilinen hastalıkları, kullanmakta olduğu tedaviler, ailesinde bilinen hastalıklar, alkol, sigara gibi alışkanlıkları) ayrıntılı olarak tüm organ ve sistemlerini kapsayacak şekilde muayene edilir. Muayenenin normal olması ve hastanın geçmişinde donör olmaya engel olacak bir hastalığının olmaması durumunda, alıcı ile arasında doku uyumsuzluğu olup olmadığının anlaşılması için crossmatch adı verilen tetkik yapılır, burada donörün kanında bulunan lenfositler alıcının serumu ile laboratuar ortamında karşılaştırılır ve oluşacak reaksiyona bakılır, pozitif sonuç alınması transplantasyon için kontrendikasyon oluşturur. Kan ve idrar tahlilleri yapılır, elektrokardiyografi ve akciğer grafisi çekilir. Böbrek fonksiyonlarını daha iyi değerlendirebilmek amacı ile 24 saat idrarı toplanır, kreatininklerensine ve idrarda protein kaçağının olup olmadığına bakılır. Adım adım devam edilen bu testlerde aday sağlıklı bulunursa daha ileri tetkiklere geçilir, sintigrafi ile her 2 böbreğin süzme fonksiyonu ayrı ayrı değerlendirilir. Kontrastlı çekilen karın bilgisayarlı tomografisi (BT) ile hem karın içi diğer organlar değerlendirilirken, hem de böbreklerin yapısı, damarları, boşaltım sistemleri ile ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşılmış olunur. Son yıllarda BT anjiyografi, hem konvansiyonel anjiyografinin, hem de intravenözpyelografinin yerini alan tetkik olmuştur. Gereken durumlarda daha ayrıntılı bir değerlendirme için donör adayı kardiyoloji, göğüs hastalıkları, kadın doğum hastalıkları, üroloji, psikiyatri uzmanları tarafınca da muayene edilir. Sayılan tüm bu tetkik ve incelemelerin normal olması durumunda kişinin böbrek nakli donörü olabileceği kabul edilir.

Canlı donör olabilmek için 18 yaşını doldurmuş olmak ve zeka düzeyinin kendi kararlarını verebilecek düzeyde olması gerekmektedir. Üst yaş sınırı ise tartışmalıdır, yukarıda sayılan tüm tıbbi incelemelerden sorunsuz olarak geçmiş tüm erişkinler canlı donör adayı olarak kabul edilebilirse de, artan yaş ile birlikte organların da yaşlanacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir. Böbrek fonksiyonları tamamen normal olsa da diyabetik olmak kişinin böbrek donörü olması için kontrendikasyondur. Eskiden kesin kontrendikasyon olarak kabul edilen hipertansiyon varlığı, böbrekte taş varlığı günümüzde belli şartlarda kabul edilebilir özellikler arasında kabul edilmektedir. Bunların dışında donör adayında enfeksiyonların varlığı, özgeçmişinde malignansi tanısı almış olması, yine donör olmasını engelleyecek faktörlerdir.

 KADAVRA DONÖRDEN BÖBREK NAKLİ

Son dönem Kronik böbrek yetmezliği olan hasta kadavradan böbrek nakli olmak için Sağlık Bakanlığının oluşturmuş olduğu Türkiye Organ Ve Doku Bilgi Sistemine (TODS) kayıtlı olmalıdır. Bu nedenle Böbrek nakli yapılan bir merkeze başvurması gerekir.

Kadavra böbrek bekleme listesindeki hastalarda tıpkı canlı vericiden transplantasyon yapılacak hastalar gibi incelenir. Yapılan tetkiklerde herhangi bir engel saptanmaz ise hasta sisteme kaydedilir.

Kadavra böbreğin bulunma olasılığının zamanı belli olmadığı için süre geçtikçe önceden yapılmış olan muayene ve tetkik incelemelerinde değişiklikler olabilir. Bu nedenle bekleme listesindeki hastaların belli aralıklarla muayene ve tetkiklerini yineletmeleri gerekir. Sizlere ulaşabilmemiz için telefon ve adres değişikliklerinin de nakil merkezine mutlaka bildirilmesi gerekir.

Kadavra bekleme listesinde kayıtlı olan hastalar için bekleme süreleri ile ilgili net bir şey söylemek mümkün değildir. Kadavra organların dağıtımı Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon merkezi tarafından belli kriterlere göre yapılmaktadır. Bazen yeni kayıt olmuş bir hastaya hemen organ bulunabilmekte bazen kadavra sırasında yıllarca beklenebilmektedir. Halkımızın bu konuda bilinçlenerek daha fazla organ bağışında bulunması bekleme süresini kısaltacak ve bekleme listesindeki birçok hasta bağışlanan organlarla sağlığına kavuşabilecektir.

Kadavradan Organ Nakli için Çağrıldığınızda;

En kısa sürede nakil merkezine ulaşmanız gerekmektedir.

Size haber verildikten sonra yemek yemeyiniz, su içmeyiniz.

Sosyal güvenceniz ile ilgili evraklarınızı ve kimliğinizi yanınıza alınız.

Kullandığınız ilaçları ve evinizde var ise son yapılan tetkikleri yanınıza alınız.

Unutmayınız ki; kadavra için çağrıldığınızda böbreğin size takılacağı konusunda bir söz verilmemiştir. Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesi puan durumunun yüksek olması ve tıbbi uygunluğun olması durumunda nakil gerçekleşecektir.

ÇAPRAZ NAKİLLER

Bazı böbrek hastalarına vericileri olmasına rağmen kan ve doku uyuşmazlığı nedeniyle kendi vericisinden böbrek nakli yapılamamaktadır. Aynı durumdaki iki çiftin kendi arasında birinin vericisinden diğerinin alıcısına böbrek nakli yapılabilmektedir. Bu yönteme çapraz nakil denir.

Bu uygulamanın yaygınlaştırılabilmesi için canlı vericisi olan ancak kan grupları uyuşmayan hastaların nakil merkezine başvurmaları gerekir. Bu durumda olan  hasta sayısı ne kadar fazla olur ise mevcut havuz genişler ve çapraz nakil şansı artar.  Çapraz nakilde her iki verici ameliyatı aynı anda başlamakta ve böbrekler aynı anda çıkartılarak nakil yapılmaktadır.