Kalp Nakli; hasarlanmış, fonksiyonlarını  yapamayan kalbin çıkartılması ve yerine kadaverik ( beyin ölümü gelişmiş) vericiden  alınan sağlıklı kalbin yerleştirilmesi  işlemidir.  Nakil, diğer tüm tedavilerin yetersiz kaldığı kalp yetmezlikli kişilerde son çaredir.

Kalp yetmezliği;  koroner damar hastalığı, kalp kapaklarının veya kalp kasının hasarlanması, doğumsal kalp kusurları veya kalbin virus enfeksiyonları sonucu gelişebilir.

Kalp nakli; son dönem kalp yetmezliği hastalarında yapılır.  Bir başka değişle her türlü tedaviye rağmen kalple ilişkili şikayet ve bulguların düzeltilemediği, bir yıllık yaşam beklentisinin % 50’nin altında olduğu hastalara yapılır.

Kalp naklinde kan gurubu uyumu aranır.  Genellikle alıcı ve vericinin kan gurubunun aynı olması istenir. Özel durumlarda, kan verme ile ilgili genel verici ve genel alıcı  kurallarına göre uygunluk aranır.

Kalp nakli için kesin bir yaş sınırı olmamakla birlikte sıklıkla tercih edilen 1-50 yaş arasıdır.

Kalp naklinde zaman önemlidir. Alıcıdan kalbin çıkartılması ve vericiye takıp çalıştırılması için geçen süre kalp için 4 saattir. Bu nedenle  kalp naklinde zamanla yarışılır ve çok hızlı hareket etmek gerekir.

Kalp nakli yapılacak hastalar, Sağlık Bakanlığı  Organ ve Doku Sisteminde ( TODS ) Kalp Nakli Bekleme Listesine kaydedilir.  Aciliyet arz eden hastalarda, Kalp Nakli Konseyimizin onayı ile acil bildirim yapılır.

Hastalar sadece bir Nakil Merkezinden Kalp Nakli  Bekleme  Listesine kaydedilebilir. Birden fazla Merkezin bekleme listesine kaydedilmesi mümkün değildir. Sistem birden fazla Nakil Merkezinde kayıtlı olmaya izin vermemektedir. Sisteme kaydedildikten sonra çok kısa sürede uygun kalp çıkabileceği gibi bazen uzun süre beklemek gerekebilir. Ne yazık ki uzun süre bekleyip kalp nakli şansını yitiren hastalarımız da bulunmaktadır.

Alıcının vücuduna kadaverik vericiden alınan kalbin yerleştirilmesi ile alıcının bağışıklık sistemi  hareket eder ve nakledilen organa karşı tepki verir. Organ nakillerinde bu durum“ rejeksiyon” olarak adlandırılır ve çoğunlukla nakledilen organın fonksiyonlarının kaybolmasına neden olur.  Bu nedenle kalp nakli yapılan hastalarda yeni kalbi vücudun kabul etmesi için “İmmünsupressif” olarak adlandırılan ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılır. Ancak bu ilaçların istenmeyen yan etkileri bulunmaktadır. En önemli yan etkisi kalp nakli yapılan hastalarda enfeksiyon riskinin artmasıdır. Kalp naklinden sonra doku reddini takip etmek amacıyla belirli aralıklarla kalpten biyopsi yapılması,  koroner anjiografi ve  ekokardiografik olarak kalbin değerlendilmesi gerekebilir.

Nakil sonrası, hastaların yaşam kalitesi belirgin olarak artar. Okula gidebilir, çalışabilir, evlenebilir, hatta sporunu yapmalıdır. Ancak kalp ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken kurallara uyulmalı ve düzenli kontrollere gelinmelidir.